Ayetlerle Yüzleşme
Kur'an'ın bizzat kendisinden — çoğumuzun sandığının tam tersi
İnsan düşünmez mi ki, daha önce o hiçbir şey değilken biz onu yarattık.
Yorum
Kur'an insana 'düşün' diyor. Otomatik cennet garantisi değil, düşünme çağrısı var.
Rabbine andolsun, onları şeytanlarla birlikte mutlaka haşredeceğiz; sonra onları cehennemin çevresinde diz üstü hazır bulunduracağız. İçinizden oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür.
Yorum
Herkes cehennemin yanından geçecek — kimse otomatik muaf değil.
Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenlerin benzeri sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?
Yorum
'Cennet kolay mı sandınız?' — doğrudan soru.
Yoksa siz, Allah içinizden cihad edenleri ve sabredenleri ayırt etmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?
Yorum
Cennet sınavsız verilmiyor.
Allah buyurur: 'Sizden önce geçmiş cin ve insan toplulukları arasında siz de ateşe girin!' Her ümmet girdikçe yoldaşına lânet eder.
Yorum
'Atalarımız da böyle yapıyordu' bahanesi geçersiz. Birbirlerini suçlamaları işe yaramayacak.
O gün Allah onları ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri toplar ve: 'Şu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa kendileri mi yoldan çıktılar?' der.
Yorum
Şefaat bahanesi: 'Bizi falanca kurtarır' inancı temelden çöker.
Bu da bizim indirdiğimiz mübarek bir kitaptır; ona uyun ve sakının ki size merhamet edilsin. 'Kitap sadece bizden önceki iki topluluğa indirildi' demeyesiniz. Yahut 'Bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha doğru yolda olurduk' demeyesiniz.
Yorum
'Anlamadım, bilmiyordum' bahanesi iptal: Kitap size de indirildi.
Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan bir ateşten koruyun. Ey inkâr edenler! Bugün bahane üretmeyin! Sadece yapmış olduklarınızın cezasını çekiyorsunuz.
Yorum
Sorumluluk bireydedir. Bahane üretmenin yeri yok.
Eğer biz onu yabancı dilde bir Kur'an yapsaydık, 'Ayetleri açıklanmalı değil miydi? Yabancı dil de ne, Arap'a yabancı dil mi?' derlerdi.
Yorum
'Türk'üm, Arapça anlamadım' bahanesi geçersiz: Kur'an anlaşılmak için geldi.
Onları, yüreklerin ağızlara geleceği, yaklaşan gün ile uyar. Zalimlerin ne bir dostu olacak ne de sözü dinlenen bir şefaatçisi.
Yorum
Son uyarı: O gün pişmanlık fayda etmeyecek, şefaatçi olmayacak.